Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/12052 E. , 2017/13807 K.

Cevapla
Yargitay
Mesajlar: 66152
atmoposciel.pl - Jedwabne Poszewki | Pościel Jedwab
Kayıt: 03 Oca 2021, 15:45

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2016/12052 E. , 2017/13807 K.

Mesaj gönderen Yargitay »

2. Hukuk Dairesi 2016/12052 E. , 2017/13807 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVATÜRÜ:İpoteğin Kaldırılması

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından ipoteğin kaldırılması davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, aile konutu üzerindeki ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı malik olmayan eş, aile konutu niteliğinde bulunan taşınmazın, malik olan davalı eş tarafından "açık rızası bulunmadan” davalı banka lehine ipotek ettirildiğini ileri sürerek, aile konutu üzerine konulan ipoteğin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
İddia ve savunmanın genişletilebilmesi veya değiştirilmesi başlıklı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 141. Maddesi (1) "Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirilebilir. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasınnın tamamlanmasından sonra iddia ve savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. (2) iddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır." şeklindedir.Anılan maddenin gerekçesinde belirtildiği üzere; tarafların karşılıklı dilekçelerini verdikleri aşamada, herhangi bir sınırlamaya bağlı olmadan uyuşmazlığını genel çerçevesi içinde iddia ve savunmalarını değiştirebilecekleri kabul edilmiştir. Şüphesiz bu imkan, sadece cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi için söz konusudur. Bu dilekçelerden sonra, hangi ad altında olursa olsun verilecek dilekçeler, sınırlama ve yasak kapsamında kabul edilmelidir. Ön inceleme aşamasında ancak karşı tarafın açık muvafakati (veya ön inceleme duruşmasına taraflardan birisinin mazeretsiz gelmemesi) durumunda iddia veya savunmaların genişletilmesi yahut değiştirilmesi kabul edilmiştir (Hukuk Genel Kurulu 20.04.2016 tarih, 2014/2-695 esas, 2016/522 karar sayılı ilamı). Somut olayda; davalı eş tarafından, dava konusu aile konutu üzerinde diğer davalı banka lehine ipotek tesis edildiği, bu işlem sırasında açık rızasının alınmadığı ileri sürülmüştür. Dava dilekçesinin davalıya 13.05.2015 tarihinde usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği, davalı bankanın süresinde cevap dilekçesi vermediği, savunmasının dayanağı olarak süresinde bir delil de (HMK m.l29/l-e) bildirmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı banka süresinde cevap vermemiş olmakla, delilleri dikkate alınamayacağından rızanın varlığına dair süresinden sonra bildirdiği dilekçede belirtilen noter belgesi hükme esas alınamaz. Bu nedenle davalı banka tarafından davacı eşin açık rızası alınarak ipotek işleminin gerçekleştirildiği ispatlanamamıştır. Açık rızası alınmadan yapılan işlemin geçersiz olduğunu kabul etmek zorunludur. Hal böyle olunca, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ret hükmü kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 04.12.2017
Cevapla

“Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2017 Yılı Kararları” sayfasına dön