Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/12568 E. , 2017/3793 K.

Cevapla
Yargitay
Mesajlar: 64663
atmoposciel.pl - Jedwabne Poszewki | Pościel Jedwab
Kayıt: 03 Oca 2021, 15:45

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/12568 E. , 2017/3793 K.

Mesaj gönderen Yargitay »

20. Hukuk Dairesi 2016/12568 E. , 2017/3793 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ile davalı Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, 30/07/2012 tarihli dava dilekçesinde sınırları yazılı, ..., ... Bağlar mahallesinde bulunan 1019 m2 taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, satın alma ve eklemeli zilyedliğe dayalı 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerinde yazılı şartların davacılar yararına gerçekleştiğini bildirerek, Medeni Kanununun 713. maddesine göre davacılar adına tescilini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 18/11/2013 tarihli rapora ekli krokide (B) harfi ile işaretli 489,16 m2 taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Medeni Kanununun 713. maddesine göre açılan tescil davasıdır.
Yörede, 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır.
Arazi kadastrosu 1967 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmaz çalılık olarak tespit harici bırakılmıştır.
1)Mahkemece çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile işaretli 530 m2 yüzölçümlü bölümünde kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekilinin (A) harfi ile işaretli bölüme yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Davalı Hazine vekilinin (B) bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; (B) harfi ile işaretli 489,16 m2 yüzölçümlü bölüm hakkında, davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. ve 17. maddesinde yazılı imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; gerek mahkemece yaptırılan 08/11/2013 tarihli keşif sonrası hazırlanan uzman bilirkişi raporları; gerekse Dairenin 22/02/2016 sayılı geri çevirme kararı üzerine hazırlattırılan 09/08/2016 tarihli ek rapor içeriğinden, çekişmeli taşınmazın 1976, 1982 ve 1990 tarihli hava fotoğrafları ile 1994 tarihli memleket haritasında kullanılmayan boş alan olarak görüldüğü, 2010 yılında imar planı kapsamına alınarak "ağaçlandırılacak alan" olarak belirlendiği, eğiminin % 10-12 civarında olduğu, üzerindeki kullanımın en erken 1995 yılında başladığı kabul edildiğinde bile, imar planı kapsamına alındığı 2010 yılına kadar zilyedlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: 1- Yukarıda bir numaralı bentde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin (A) bölümüne yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE; temyiz harcının istek halinde iadesine,
2- İki numaralı bentde açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin (B) bölümüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 02/05/2017 günü oybirliğiyle karar verildi.
Cevapla

“Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017 Yılı Kararları” sayfasına dön