Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/16354 E. , 2017/4851 K.

Cevapla
Yargitay
Mesajlar: 66996
atmoposciel.pl - Jedwabne Poszewki | Pościel Jedwab
Kayıt: 03 Oca 2021, 15:45

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/16354 E. , 2017/4851 K.

Mesaj gönderen Yargitay »

20. Hukuk Dairesi 2015/16354 E. , 2017/4851 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi



Taraflar arasındaki davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R


Davacılar vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği .... beldesi, Atatürk mahallesinde bulunan 996,00 m² yüzölçümlü taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, Medenî Kanununun 713. maddesi hükmüne göre müvekkilleri adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Müdahil ..., 29.05.2014 harç tarihli dilekçesi ile davacıların dava konusu yerde zilyetliğinin bulunmadığı iddiasıyla davaya davalı yanında müdahale talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile fen bilirkişinin 25/12/2013 tarihli raporunda (A) harfiyle gösterilen yerin tapulama harici bırıkılan yerden ifrazı ile yeni bir parsel numarası verilerek davacılar Mehmet kızı ... Yüce ve Mehmet kızı ... adına eşit hisse şeklinde tapuya kayıt ve tesciline, müdahil davacının davasının reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 20.04.1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması, 1954 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosu vardır. Arazi kadastrosunun kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; 4721 sayılı Medenî Kanunun 713/3. maddesi uyarınca, tescil davaları Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılmalıdır. 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanunun 1/2. maddesi ile ... Büyükşehir Belediyesinin sınırları il mülkî sınırları olarak genişletilmiş; bu sınırlar içinde kalan köy ve beldelerin tüzel kişilikleri sona ererek bağlı bulundukları ilçe belediyelerine mahalle olarak katılmışlardır. Bu nedenle, büyükşehir sınırları içinde yer alan .... Beldesinin tüzel kişiliği sona ermiş olup, 6360 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin onüçüncü fıkrası uyarınca, yerine, bağlı bulunduğu Serik ilçe Belediye Başkanlığı geçmiştir. Bu durumda, 5216 sayılı Kanun hükümleri ve 6360 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, .... Beldesinin bağlı




-2-
2015/16354 - 2017/4851

bulunduğu ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Serik Belediye Başkanlığının huzuruyla davanın görülmesinde yasal zorunluluk bulunduğu halde bu yapılmadan davanın esası hakkında hüküm kurulmuştur. Taraf sıfatı 6100 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunun 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olup istek olmasızın re'sen gözetilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine ve davacılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 31/05/2017 günü oy birliği ile karar verildi.
Cevapla

“Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017 Yılı Kararları” sayfasına dön