Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/16351 E. , 2017/4840 K.

Cevapla
Yargitay
Mesajlar: 67358
atmoposciel.pl - Jedwabne Poszewki | Pościel Jedwab
Kayıt: 03 Oca 2021, 15:45

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/16351 E. , 2017/4840 K.

Mesaj gönderen Yargitay »

20. Hukuk Dairesi 2015/16351 E. , 2017/4840 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi


Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanunun Ek - 4. maddesine göre yapılan kadastroda ...mahallesi 28047 ada 8 parsel sayılı 1413,94 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve eşit hisselerle Mustafa evlatları ..., ...., ... kullanımında olduğu” yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... Yönetimi vekili, 07.09.2010 hakim havale tarihli dilekçesi ile dava konusu taşınmazın eylemli orman olduğu iddiasıyla tespitin iptali ve orman niteliğiyle tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine, çekişmeli ...mahallesi 28047 ada 8 sayılı parselin mülkiyetinin Hazine adına kesinleştiğinin tespitine, beyanlar hanesine ..., ..., ....’ın kullanımında olduğunun yazılmasına karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 13.12.2011 gün ve 2011/15163-14579 sayılı ilamı ile “Mahkemece çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu niteliği gereği 2924 sayılı Kanun hükümlerine göre kullanılmak üzere Orman Bakanlığının (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) tasarrufuna geçeceği, bu nedenle Orman Yönetiminin orman savıyla dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de,
3402 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince kadastro hakiminin doğru sicil oluşturma görevi bulunup, 3402 sayılı Kanunun Ek-4 maddesine göre yapılan kadastroda da tespit tutanağı düzenlenen taşınmazın niteliği ve aidiyeti konusunda karar verilmeli, başka deyişle sicil oluşturmalıdır. Orman Yönetimi tarafından çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olduğu iddia edildiğine göre, orman sınırı yöntemince saptanmalı çekişmeli parselin orman sınırları içinde kalıp kalmadığı, eylemli orman olup olmadığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
O halde; mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosuna ilişkin tutanaklar ve haritalar ile çekişmeli yeri geniş çevresi ile birlikte gösteren pafta, çekişmeli parselin bulunduğu yere ilişkin kadastro tespit tarihine en yakın zamanda düzenlenmiş memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları getirtilerek, bir orman mühendisi ve bir fen elemanı bilirkişi vasıtasıyla yapılacak keşifte getirtilen belgeler uygulanarak çekişmeli parselin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli, çekişmeli


parselin orman sınır hattına göre konumu saptanmalı bilirkişiye çekişmeli taşınmazın orman sınır hattı ile irtibatlı kroki düzenlettirilmeli toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenerek, çekişmeli parselin fiilen orman sayılan yerlerden olup olmadığı yönünde bilimsel verileri içeren yeterli rapor ve korki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmasının ardından yapılan yargılama sonucunda davacının davasının kabulü ile .... ilçesi, ...köyü, 28047 ada 8 parsel sayılı mülkiyeti tam pay ile Hazine adına kayıtlı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesinin iptali ile eylemli orman niteliği ile Hazine adına kayıt ve tesciline, tutanağın beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Eylemli ormandır" ibaresinin yazılmasına karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 sayılı Kadastro Komisyonuna bağlı 4 sayılı ekipçe yapılıp 24/03/1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 sayılı Komisyonca 06/04/1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp 15/06/1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davacı ... Yönetiminin 6831 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarılan taşınmazın orman olarak tahsisini isteyebileceği gibi dava yoluyla da talep edebileceği ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, taşınmazın eylemli biçimde orman olduğu, davalı gerçek kişilerin kullanımının bulunmadığı saptandığına göre, davanın kabulü şeklinde kurulan hükümde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, hükmen veya tahsis edilmek suretiyle orman olarak tesciline karar verilen taşınmazların tapu kayıtlarına orman sınırı dışına çıkarıldıklarına ilişkin şerh konulamayacağı ve eylemli orman vasfı ile tesciline karar verilen taşınmazın beyanlar hanesine taşınmazın eylemli orman olduğuna dair şerh verilmesine gerek olmadığı halde hükümde bu hususlarda şerh verilmesine karar verilmesi doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının 1. bendindeki "Tutanağın beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Eylemli ormandır. İBARESİNİN YAZILMASINA" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK'nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 31/05/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Cevapla

“Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017 Yılı Kararları” sayfasına dön