Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017/5881 E. , 2017/2689 K.

Cevapla
Yargitay
Mesajlar: 67358
atmoposciel.pl - Jedwabne Poszewki | Pościel Jedwab
Kayıt: 03 Oca 2021, 15:45

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017/5881 E. , 2017/2689 K.

Mesaj gönderen Yargitay »

20. Hukuk Dairesi 2017/5881 E. , 2017/2689 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı hükmün; Dairemizin 06/04/2016 gün ve 2015/8090 E. - 2016/4135 K. sayılı ilamıyla Onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davalılar ... temsilcisi ve ... Yönetim vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içindeki tüm belgeler incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, sulh hukuk mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... köyünde bulunan 40.000 m² yüzölçümlü taşınmazının yörede 1998 yılında yapılan ... kadastro çalışmalarında 6831 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince ... sınırları dışında bırakıldığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek adına tescilini istemiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesince; taşınmazın yüzölçümüne göre değerinin yüksek olduğu belirlenerek asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davalı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21.02.2011 tarih ve 2011/603 E. - 1456 K. sayılı kararı ile görevsizlik onanmıştır.
Hükmüne uyulan onama kararının ardından, dosya görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesine aktarılmış, görevli mahkemece yapılan yargılama sonunda, mahkemece; davanın, kısmen kabul - kısmen reddi ile ... ilçesi, ... mahallesi, Tepe mevkiinde kâin 30/04/2014 tarihli teknik bilirkişilerin raporuna ekli krokide (B) harfiyle gösterilen sarıya boyalı 22.355,17 m² yüzölçümlü taşınmazın tarla vasfıyla davacı adına tapuya tesciline, fazlaya yönelik istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından taşınmazın (C) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümüne yönelik, davalı ... Yönetimi ve ... vekillerince taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik olarak temyizi üzerine Dairenin 06/04/2016 gün ve 2015/8090-2016/4135 E.K. sayılı ilamıyla [“İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman ... bilirkişi tarafından ... kadastrosuna, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın (C) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümlerin ... sayılan, (B) harfi ile gösterilen bölümün ise, ... sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davacı yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,”] karar verilmiştir.
Davalı ... Yönetim vekili karar düzeltme dilekçesinde; 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayımlanan ... Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince taşınmaz ormaniçi açıklığı niteliğindedir, toprak muhafaza karakteri taşımakta ve ... bütünlüğünü bozmaktadır. Bu nedenle onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulmasının istemiştir.
Davalı ... temsilcisi karar düzeltme dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulmasının istemiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Kanunun 713. maddesine göre zilyetliğe dayalı olarak açılan tescil istemine ilişkindir.
Taşınmazların bulunduğu yerde, genel arazi kadastrosu işlemi 1962 yılında yapılmış ve sonuçları 21.06.1963 - 20.07.1963 tarihleri arasında ilân edilmiş ve kesinleşmiştir. Taşınmaz Kadastro harici bırakılmıştır. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, tesbit tarihinden önce 1996 yılında 166 nolu komisyon tarafından yapılıp 28/12/1998 ilâ 28/06/1999 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen ... kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Bu uygulamada çekişmeli taşınmaz P. 9 numaralı ... içi ziraat poligonu olarak tahdit dışında bırakılmıştır.
Dava, Medeni Kanunun 713. maddesine göre zilyetliğe dayalı olarak açılan tescil istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde ve yargılama sırasında zilyetlik tapu kaydına dayanmamıştır.
Tescil talebine konu olan çekişmeli taşınmaz hernekadar P.9 numaralı ... içi ziraat poligonu olarak tahdit dışında bırakılmış ise de 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde ve uygulama yönetmeliğinde açıklanan ... içi açıklıkların ... olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür.
6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde açıklanan ... içi açıklık niteliğinde olduğu, gerek 26.05.1958 tarihli ... Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra nolu ... Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 25.07.1974 tarihli ... Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazetede yayımlanan ... Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ... Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ... Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde "...6831 sayılı Kanunun 17. maddesinde yer alan ... içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların" ayrıca 20 Kasım 2012 gün ve 28473 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ... kadastrosu ve 2/B uygulama yönetmeliğinin 14 madde (s) bendinde ... içi açıklıklar “... içinde kültür arazileri dışında, insan müdahalesi olmaksızın kendiliğinden oluşan, doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki ve bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren alanlardır” şeklinde tanımlanmış ve aynı yönetmeliğin 16. maddesi maddesi (ı) bendinde ... ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerle, 16. maddesi (i) bendinde ... içi açıklıkların ... olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür.
6831 sayılı Kanunun 17. maddesi, ... içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 sayılı Kanun, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve ... içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar
adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya ... idaresince el konulur. Yanan ... alanlarındaki her türlü emval ... Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (17/06/2004 gün ve 5192 sayılı Kanun ile değişik hali).
Kanun metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun ... içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. ... içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak ... kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve ... bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin ... olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi ... olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 sayılı Kanunun 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten ... sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi ... iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ... İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ... BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan ... Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince ... olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun ... içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar, özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açıldığında ... bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [YHGK’nın 10.12.1997 ve gün 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün 1997/20-808/1039, 08.02.1999 gün 1999/7-22-43, 13.10.1999 gün 1999/8-689-822, 03.04.2002 gün 2002/8-230-261 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665/614 sayılı ve yine ... kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi ... içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; ... içi açıklık ve boşluklar ile ... ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, kanun gereği ... sayıldığı için, 20 Kasım 2012 gün ve 28473 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ... kadastrosu ve 2/B uygulama yönetmeliğinin 14 madde (s) bendinde ... içi açıklıklar “... içinde kültür arazileri dışında, insan müdahalesi olmaksızın kendiliğinden oluşan, doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki ve bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren alanlardır” şeklinde tanımlanmış ve aynı yönetmeliğin 16. maddesi maddesi (ı) bendinde ... ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerle, 16. maddesi (i) bendinde ... içi açıklıkların ... olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Tescile konu çekişmeli taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi hükmüne göre ... içi açıklığı niteliğinde olduğu, 20.11.2012 günlü Resmi Gazetede yayımlanan ... Kadastrosu ve 2/B madde Uygulanma Yönetmeliğinin 16/i maddesi yine gereğince ... olarak sınırlandırılmasının zorunlu bulunduğu, H.G.K.'nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034, 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039, 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-581 sayılı kararlarında da açıklandığı gibi bu tür yerler kesinleşen ... kadastro sınırları dışında bulunsa bile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağından özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemeyeceği gibi davacı salt olarak zilyetliğe dayanmış olup ... içi açıklıklarının istisnasını teşkil eden tapu kaydına da dayanmamıştır.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek salt zilyetliğe dayanan davacının davasının reddi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... Yönetim vekili ile ... temsilcisinin karar düzeltme istemlerinin kabul edilerek Dairenin 06/04/2016 gün ve 2015/8090-2016/4135 E.K. sayılı ONAMA KARARININ ORTADAN KALDIRILMASINA, yerel mahkemenin 07/01/2015 gün ve 2012/9 E. 2015/3 K. sayılı kararının açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 03/04/2017 günü oy birliği ile karar verildi.
Cevapla

“Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017 Yılı Kararları” sayfasına dön