Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/14050 E. , 2017/2778 K.

Cevapla
Yargitay
Mesajlar: 66996
atmoposciel.pl - Jedwabne Poszewki | Pościel Jedwab
Kayıt: 03 Oca 2021, 15:45

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/14050 E. , 2017/2778 K.

Mesaj gönderen Yargitay »

20. Hukuk Dairesi 2015/14050 E. , 2017/2778 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
.

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde hudutlarını belirttiği yaklaşık 20 dönümlük taşınmazın yörede yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde bırakıldığını ancak, .... tarih 148 nolu tapu kaydı içinde kaldığı ve murisinden intikal ettiği iddiası ile orman tahdidine itiraz etmiş, Mahkemece davanın kısmen kabulüne, fenni bilirkişi raporda (A) harfli 27.811,89 m2'lik bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespitine, (B) harfli 10.731,67 m2'lik bölümünün ise orman sayılan yerlerden olduğunun tespitine karar verilmiş, hükmün temyizi üzerine Dairemizin 2008/6165-10268 sayılı 10.07.2008 günlü kararıyla “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Öncelikle davacı gerçek kişi T.Sani 307 Y.148 nolu 4 dönüm miktarındaki hudutları ... ve ...yazılı olan tapu kaydına dayanarak bu davayı açmıştır. Mahkemece yörede arazi kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığı sorulmamış, yapılmış ise çekişmeli taşınmazın ne olarak tesbit edildiği ve varsa tapu kaydının oluşup oluşmadığı, davacının hak sahibi olup olmadığı araştırılmamış, dayandığı tapu kaydının revizyon görüp görmediği de araştırılmamıştır. Ayrıca, fotogrometri yöntemi ile düzenlenen harita varsa bu getirtilmediği gibi en eski tarihli ve 1980'lı yıllara ilişkin memleket haritası üzerinde taşınmazın konumu da uzman bilirkişilerce inceleme yapılarak belirlenmemiştir. Uzman ziraat bilirkişi çekişmeli taşınmazın % 10-15 meyilli olduğunu, öncesinde tarla ziraatının yapıldığını, halen üzerinde yaşlı ahlat, yabani erik, tohumlama şeklinde genç andız ve ardıç fidanlarının bulunduğunu ve ziraat arazisi olduğunu açıklamıştır. Ancak; Dairemizin 02.06.2008 gün ve 2008/5389 E-8060 sayılı dosyasında uzman ormancı bilirkişiler .... ile jeolog bilirkişi .... tarafından düzenlenen 02.02.2007 tarihli raporda "Davalı taşınmazın memleket haritasındaki rumuzlara göre çalılık alanlar içerisinde kaldığı görülmekte ise de taşınmaz üzerinde bulunan meşe ağaçlarının mevcudiyeti, harita tanzimine müstenit olan hava fotoğrafının çekimi sırasında bu ağaçların kesilmiş olduğu sadece çalılık örtünün kaldığı kanaati uyanmıştır. Şöyle ki; meşe ağacı tohumu, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar vs. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesi mümkün görülmemektedir. Dolayısı ile davalı taşınmaz üzerindeki meşenin daha önceki yıllarda tahrip edilmiş olduğu, hava fotoğraflarının bu senelerde çekilmiş olduğu, fakat daha sonraki yıllarda toprak altında kalan kök ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bugün üzerinde görülen meşe ormanının meydana geldiği bilimsel bir gerçektir" şeklinde bilimsel açıklamalarda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar dikkate alındığında dosyadaki uzman ziraat bilirkişi raporunun içeriğinin doğru olduğu hususunda tereddüte düşülmüştür. Bu nedenle mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde arazi kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığı ilgili yerlerden sorularak yapılmış ve çekişmeli taşınmaz ile ilgili olarak kadastro tespit tutanağı düzenlenmiş ise, kadastro tespit tutanak aslının, davalı ise dosyasının, kesinleşmiş ise kadastroca oluşan tapu kaydı, daha sonra varsa fotogrometrik yöntemle düzenlenen haritalar ilgili yerden istenerek dosyaya konulmalı, aynı taşınmaz ile ilgili kadastro tespitine itiraz davası varsa ve derdest halde ise bu dosya ile birleştirilerek yargılamanın devam etmesi gerektiği düşünülmeli, daha sonra ise çekişmeli taşınmazların bulunduğu yeri gösteren en eski tarihli ve 1980'lı yıllara ait memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, uzman orman ve ziraat mühendisleri ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden usulüne uygun keşif yapılmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi ” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmadan sonra mahkemece davacının dava konusu ettiği ve fen bilirkişi ....’in 31.05.2010 günlü rapor ve krokisinde (A)=(27811,89 m²) ve (B)=(10731,67 m²) harfleriyle gösterilen kısımlara yönelik davasının taşınmazlarının orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş, hüküm dahili davacı ... tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 2008/6165 – 2008/10268 sayılı kararıyla “1) Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, davacı ...’un aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve Yasaya uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
2) Mahkemece dava konusu taşınmazların eski tarihli memleket haritasında kısmen açık alanda kalsa da tamamının ormanla bütünlük oluşturduğu, eylemli orman olduğu, dayanılan tapu kaydının değişir sınırlı olduğu, taşınmaza ait olup olmadığının belirlenemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, delillerin değerlendirilmesinde yanılgı söz konusudur. Şöyle ki; davacı gerçek kişi T.Sani.... nolu 4 dönüm miktarındaki hudutları ....ve .... yazılı olan tapu kaydına dayanarak bu davayı açmıştır. Dairenin iade kararı üzerine getirtilen komşu parsel tutanakları ve tahdit tutanaklarından 226 ada 9 nolu taşınmazın ... mirasçıları adına, 226 ada 10, 38, 39, 40 ve 41 nolu parsellerin ... oğlu ... adına tespit edildikleri, yine tahdit tutanaklarında 900 ila 902 nolu orman sınır noktalarının sol tarafının Devlet ormanı, sağ tarafının ihtiyar .... mirasçıları tarlaları olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kanunun 20/c maddesi; “Harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar, değişebilir ve genişletilmeye elverişli nitelikte ise, bunlarda gösterilen miktara itibar olunur. Ancak değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlardaki taşınmaz malların kayıtları, fizik yapıları ve konumları itibariyle belli bir yeri kapsıyorsa, tespit o sınır esas alınarak yapılır.” hükmü gereği tapu miktarı ile geçerli olup tapu miktar kapsamının, eski tarihli belgelerde açık alanda kalan (A) harfi ile gösterilen bölümden sabit sınırlarla bağlantısı kesilmeyecek şekilde ve miktarına değer verilerek belirlenmesi zorunludur. Hal böyle olunca; kesinleşen sınırlardan başlanarak tapu miktarı kadar yerin davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gerekçelerle davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda dahili davacı ...'un davasının kısmen kabulüne, dava konusu .....ada 1 numaralı orman parseli zemininde fen bilirkişisi ... ve...ın mahkememize sunduğu 17/05/2015 tarihli rapor eki krokide (A1) ile gösterilen 4000,00 m² miktarındaki taşınmaza adanın en son parsel numarası verilerek muris ... ve ... oğlu, 1872 doğumlu, ...T.C.Kimlik numaralı ...'nın mirasçıları adlarına tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline,.... Mahallesi 255 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan geriye kalan kısmın aynı parsel numarasıyla orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6 aylık askı ilan süresi içinde açılan orman tahdidine itiraz davası niteliğindedir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 17/05/2015 tarihli rapor eki krokide (A1) ile gösterilen 4000,00 m² miktarındaki taşınmazın davacıların dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı belirlenerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak eldeki dava orman tahdidine itiraz davasıdır. Orman kadastrosuna itiraz talepli açılan davada krokide (A1) ile gösterilen 4000,00 m² miktarındaki taşınmazın orman sınırları dışarısına çıkarılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken orman kadastrosu sonucu orman sınırları içerisinde kalan ve tutanak düzenlenmeden tapuya tescil edilen 255 ada 1 parsel sayılı taşınmazın krokide (A1) ile gösterilen bölümünün davacı mirasçıları adına ve taşınmazdan geriye kalan kısmın aynı parsel numarasıyla orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi doğru değildir. Söz konusu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; kararın hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine “(2) .... İli, ... İlçesi,... Mahallesi 255 ada 1 numaralı parselin fen bilirkişisi ....ve ...'ın sunduğu 17/05/2015 tarihli rapor eki krokide (A1) ile gösterilen 4000,00 m² miktarındaki bölümünün orman sınırları içerisine alınmasına yönelik orman kadastro komisyonu işleminin iptali ile bu kısmın orman sınırları dışına çıkarılmasına” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun 370/2. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA 03/04/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Cevapla

“Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017 Yılı Kararları” sayfasına dön