Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/14281 E. , 2017/2791 K.

Cevapla
Yargitay
Mesajlar: 67358
atmoposciel.pl - Jedwabne Poszewki | Pościel Jedwab
Kayıt: 03 Oca 2021, 15:45

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/14281 E. , 2017/2791 K.

Mesaj gönderen Yargitay »

20. Hukuk Dairesi 2015/14281 E. , 2017/2791 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi asli müdahil Orman Yönetimi ve davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında ... köyü, 109 ada 94 parsel sayılı 10874,93 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve tarla niteliğiyle davalı ... adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın 1/2 hissesinin kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Katılan davacı ... Yönetimi ise 31/01/2011 tarihli harçlı dilekçesiyle taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece davacı ...’nın davasının reddine, katılan davacı ... Yönetiminin davasının ise kabulüne ve dava konusu ... köyü 109 ada 94 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükmün temyizi üzerine Dairemizin 2011/10504-2012/168 sayılı kararıyla “Mahkemece, dava konusu parselin eski tarihli resmi belgelere göre orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, davacı ve davalı gerçek kişilerin iddiaları araştırılmadan taşınmazın orman olarak tesciline karar verilmiştir. Ancak ne var ki, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Şöyle ki; kural olarak, kesinleşmiş tahdidin varlığı halinde, bir taşınmazın orman niteliği, kesinleşen bu orman tahdit haritasının uzman orman mühendisi aracılığıyla uygulanması ile ve taşınmazın konumunun bu tahdit haritası ile irtibatlı bir şekilde belirtilmesi sonucu saptanır. Somut olayda, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın tamamının yörede 16/07/1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında olduğu belirlenmiştir. Kaldı ki, taşınmazın eski tarihli belgelere göre de kısmen orman, kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu ve eylemli durumu itibariyle de orman niteliğinde olmadığı da ayrıca belirlenmiştir.
Bu itibarla, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın tamamen kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında olduğu belirlendiğine göre, katılan davacı ... Yönetiminin açtığı davanın reddi ile davacı ve davalı gerçek kişilerin gösterecekleri deliller toplanarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu katılan davacı ... Yönetiminin açtığı davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır” denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargışlama sonucunda müdahil davacı ... Yönetiminin davasının sübut bulmadığından reddine, davacı ...'nın davasının kabulüne, dava konusu .... ili, .... ilçesi, ... köyü 109 ada 94 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaliyle; ½ hissesinin ..., ½ hissesinin tespit maliki ... adlarına tespitteki aynı vasıf ve mahiyette tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm asli müdahil Orman Yönetimi ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanun gereğince yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması 16/07/1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davalı ... ve asli müdahil Orman Yönetimine yükletilmesine 03/04/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Cevapla

“Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017 Yılı Kararları” sayfasına dön