Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/10962 E. , 2017/2816 K.

Cevapla
Yargitay
Mesajlar: 67358
atmoposciel.pl - Jedwabne Poszewki | Pościel Jedwab
Kayıt: 03 Oca 2021, 15:45

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/10962 E. , 2017/2816 K.

Mesaj gönderen Yargitay »

20. Hukuk Dairesi 2015/10962 E. , 2017/2816 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

.... köyü 105 ada 1 parsel sayılı, 131791 m2 yüzölçümlü taşınmaz, davalılar adına tapuda kayıtlı olup, davacı Orman Yönetimi, 20/11/2013 tarihli dava dilekçesi ile taşınmazın kısmen kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı, öncesi itibarıyla ve halen de eylemli orman olduğu iddiasıyla tapu kaydının iptali, orman niteliğiyle Hazine adına tescili, elatmanın önlenmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne, taşınmazın (A) harfi ile işaretli 61.654 m2 bölümünün tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, tapu kaydındaki şerhlerin silinmesine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1945 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 22/07/1987 tarihinde ilan edilip kesinleşen 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik aplikasyon ve 2/B uygulaması, 1958 yılında yapılan arazi kadastrosu vardır.
Mahkemece, hükme esas alınan uzman bilirkişi raporlarına göre; çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile işaretli bölümünün 1947 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı, daha sonra 1987 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde çalışmasında P.I numaralı 2/B madde alanında kaldığı ve eylemli orman niteliğinde olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan uygulama, araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1945 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışmalarına ait harita dosyaya getirtilmiş ise de orman işletme müdürlüğünce, bu haritada çekişmeli taşınmazın yeri işaretlenmediği gibi, uzman bilirkişi raporlarında da 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp kesinleşen orman kadastro haritası ile irtibatlı kroki çizilmemiş, taşınmazın konumu sadece aplikasyon haritasında gösterilmiştir.
Bundan ayrı; çekişmeli taşınmazın eylemli orman olma olgusunun belirlenmesi bakımından; alınan bilirkişi raporları arasında çelişki olup; 23/05/2014 tarihli keşif sonrasında alınan fen, ziraat ve orman bilirkişiden oluşan uzman bilirkişi raporunda, (A) harfi ile işaretli bölümde tam kapalılıkta 35-50 yaşlarında meşe ağaçları olan, toprağı orman toprağı niteliğinde, eylemli orman olduğu belirtildiği halde; 26/02/2015 tarihli keşif sonrası alınan üç kişilik orman bilirkişi kurulu raporunda ise "(A) harfli bölümünün ne kadarının tarla, ne kadarının eylemli orman olduğu EK 4 çalışmalarında belli olacaktır" şeklinde açıklama yapılmış, mahkemece çelişki giderilmeden (A) harfi ile işaretli bölümün eylemli orman olduğu kabul edilerek bu bölümün orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
Bu nedenle; mahkemece öncelikle yörede 1945 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastro çalışma tutanakları ve çekişmeli taşınmazın yerinin işaretlendiği orman kadastro haritası ile daha sonra 1987 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ait tüm çalışma tutanakları dosyaya getirtildikten sonra; önceki keşiflerde görev almamış, bir fen elemanı, bir ziraat mühendisi ve üç serbest orman mühendisinden oluşan bilirkişi kurulu vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte; çekişmeli taşınmaza ait 1945 yılında 3116 sayılı Kanuna göre düzenlenen ilk orman kadastro haritası ile daha sonra 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin haritaların ölçekleri kadastro paftası ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, komşu ve yakın komşu parseller ve değişik açı ve uzaklıkta en az 10-12 OS noktası görülecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunun her iki harita üzerinde ayrı ayrı renklerle işaretlendiği, eylemli durumunun, üzerindeki ağaç sayısı, yaşı, cinsi, kapalılık oranı ve ağaçların taşınmazdaki dağılımının, eğim ölçer ile tespit edilecek eğiminin ve toprak yapısının açıklandığı, müşterek imzalı rapor kendilerinden alınarak dosya içine konulması, bundan sonra elde edilecek delillere göre karar verilmesi gerekirken, çelişkili ve yetersiz bilirkişi raporlarına göre karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Orman Yönetimi ile davalı gerçek kişiler vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 04/04/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Cevapla

“Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017 Yılı Kararları” sayfasına dön