Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/14710 E. , 2017/2849 K.

Cevapla
Yargitay
Mesajlar: 65562
atmoposciel.pl - Jedwabne Poszewki | Pościel Jedwab
Kayıt: 03 Oca 2021, 15:45

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/14710 E. , 2017/2849 K.

Mesaj gönderen Yargitay »

20. Hukuk Dairesi 2015/14710 E. , 2017/2849 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Çekişmeli ... beldesi, 381 ada 4 parsel sayılı 1396835 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 2007 yılında 4342 sayılı Kanuna göre yapılan çalışmada mera olarak tahsis edilmiş ve bu çalışma 03.12.2007 - 02.01.2008 tarihleri arasında ilan edilmiştir.
Davacı ... Yönetimi vekili, 28.12.2007 günü açtığı iki ayrı dava ile taşınmazın ... sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla mera tahsis kararının iptali ile ... niteliğiyle ... adına tescilini istemiş; aynı taşınmaz hakkında açılan davaların birleştirilerek görülmesi gerekirken, bu yapılmaksızın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.02.2011 gün ve 2007/401-2011/71 sayılı kararıyla taşınmazın (A1 ila A14) işaretli toplam 295206 m2 bölümünün; ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.09.2011 gün ve 2007/385-2011/338 sayılı kararıyla da (A, B ve C) harfleri ile işaretli toplam 137541 m2 bölümünün ... niteliği ile ... adına tesciline karar verilmiş, kararlar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Kararların infazı aşamasında tapu müdürlüğünce aynı taşınmaz hakkında iki farklı karar verilmiş olması nedeniyle infazın mümkün olmadığının bildirilmesi üzerine, ... Yönetimi, 1. Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 21.11.2012 tarihli dilekçe ile 381 ada 4 sayılı parsel ile ilgili davaların birleştirilmek suretiyle tek dosya üzerinden karar verilmesi istemiyle yargılamanın iadesi talebinde bulunmuş, mahkemece bu talep esasa kaydedilmeden, dilekçe arkasına verilen aynı tarihli şerhle “ilk hükme aykırı olarak ikinci kararı veren mahkemeden yargılamanın iadesinin istenebileceği” gerekçesiyle talep reddedilmiştir.
2. Asliye Hukuk Mahkemesinin temyize konu edilen davasında ise, 18.07.2012 tarihli yargılamanın iadesi talebi esasa kaydedildikten sonra mahkemece, aynı taşınmaz hakkında, aynı konuda mahkemenin 2007/401-2011/71 sayılı dosyasında taşınmazın bir bölümünün ... niteliği ile ... adına tesciline karar verildiği ve hükmün kesinleştiği, kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dairenin 19/11/2013 tarih ve 2013/6578 E. - 10361 K. sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/401 sayılı kesinleşen dosyası temyize konu dosya içinde bulunmamaktadır. HMK'nın 375/1(ı) maddesi; bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün kesinleşmiş olması halinde yargılamanın iadesi istenebileceğini hükme bağlamıştır. 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/401 sayılı dosyasına ait fen bilirkişi raporunun bir örneği dosyada olmakla birlikte, orijinal renkleri içermediğinden ve ... bilirkişi raporu ile irtibatlı olmadığından (A1 ila A14) ile
işaretli taşınmazların, 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/385 sayılı dosyasında hükme bağlanan (A, B ve C) harfleri ile işaretli yerlerle aynı yerler mi olduğu, yoksa aynı taşınmazın farklı bölümleri mi olduğu anlaşılamamakla birlikte aynı taşınmaz hakkında farklı karar verilmiş olması nedeniyle hükmün infaz edilemediği açıktır. O halde, mahkemece yargılamanın iadesi talebi kabul edilmeli, 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/401 sayılı dosyası getirtilerek yeniden keşif yapılmalı, her iki davada karara bağlanan taşınmazların nereler olduğu belirlenerek infaza elverişli ortak krokide işaretlenmeli, bu şekilde aynı taşınmaz hakkında verilen farklı kararlar ortadan kaldırılarak infazda sorun yaratmayacak şekilde yeni bir karar verilmelidir” denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karar taraflara tebliğ edilmiş, tarafların kararı temyiz etmemesi üzerine 02/06/2015 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı ... Yönetimi 17/08/2015 havale tarihli dilekçesi ile kesinleşmiş mahkeme kararının kaldırılarak dava konusu taşınmazın ... vasfıyla ... adına tesciline karar verilmesi istemiyle yargılamanın iadesi talebinde bulunmuş, mahkemece yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yargılamanın iadesi yolu ile mera komisyon kararının iptali ve ... olarak tescil istemine ilişkindir. Dairenin yukarıda anılan bozma kararı üzerine mahkemece bozma kararına uyularak yargılamaya devam olunmuş, 23/07/2014 tarihinde keşif yapılmış, fen, ziraat ve üç kişilik ... bilirkişi kurulu raporlarını sunmuştur. 06.11.2014 tarihli oturumda davacı vekilinin mazeret bildirmeksizin hazır bulunmaması nedeniyle davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, karar taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca temyiz edilmemesi üzerine 02.06.2015 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı ... Yönetimi 17.08.2015 havale tarihli dilekçesiyle yargılamanın iadesi yoluyla dava konusu taşınmazın ... niteliği ile ... adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması, kararın kesinleşmiş olması ve bu hususta dava konusu taşınmaz ile ilgili ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/401 E. - 2011/71 K. sayılı kararı kesinleşmiş olup hükmünü koruduğu gerekçesiyle yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir. Davanın yargılamanın iadesi davası olduğu, Dairemizin 09.11.2013 tarih ve 2013/6578 E. - 2013/10361 K. sayılı açılmamış sayılma kararından önce verilmiş bozma ilamında da açıklandığı üzere HMK 375/1(ı) maddesi hükmüne göre davacının yargılamanın iadesi talebinde bulunmasında hukuki yararı bulunduğu, iki ayrı kesinleşmiş hükmün bulunması nedeniyle hükmün infaz edilemediği gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi yerine reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
O halde, mahkemece yargılamanın iadesi talebi kabul edilmeli, toplanan delilleri değerlendirip, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/401 Esas sayılı dosyası getirtilerek her iki davada karara bağlanan taşınmazların nereler olduğu belirlenerek infaza elverişli ortak krokide işaretlenmeli, bu şekilde aynı taşınmaz hakkında verilen farklı kararlar ortadan kaldırılarak infazda sorun yaratmayacak şekilde yeni bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ... Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 05/04/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Cevapla

“Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017 Yılı Kararları” sayfasına dön