Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/14526 E. , 2017/2869 K.

Cevapla
Yargitay
Mesajlar: 66996
atmoposciel.pl - Jedwabne Poszewki | Pościel Jedwab
Kayıt: 03 Oca 2021, 15:45

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/14526 E. , 2017/2869 K.

Mesaj gönderen Yargitay »

20. Hukuk Dairesi 2015/14526 E. , 2017/2869 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü.

K A R A R
Davacı 12/4/2007 havale tarihli dava dilekçesi ile sınırlarını bildirdiği 6 dönüm yeri 1968 yılında köy senedi ile satın aldığın ve kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarıın yararına oluştuğunu belirterek adına TMK'nın 713. maddesi gereğince tescilini talep etmiştir. Davalı ... Yönetimi cevap dilekçesi ile 713/6. maddesi gereğince taşınmazın yönetim adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davasının reddine karar verilmiş, hükmün davacı gerçek kişi ve davalı ... Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20.Hukuk Dairesince bozulmuştur.
Hükmüne uyulan 20. Hukuk Dairesinin 2012/2420-8241 E.-K. bozma ilamında özetle; "...taşınmazın öncesinin delicelik olduğu deliceliklerden zeytin aşısı yapıldığının tam olarak belirlenmesi halinde, böyle bir yerin zilyetlikle kazanımı için 3573 sayılı Kanun uyarınca tahsis yapılması gerektiği, böyle bir tahsisin bulunmadığı anlaşılarak davacı gercek kisinin temyiz itirazlarının reddine karar verildiği; ... Yönetiminin itirazları yönünden ise TMK'nın 713/6. maddesine göre talepte bulunulduğuna ve davacının davası reddedildiğine göre taşınmazın ... niteliği ile ... adına tesciline karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu olumsuz karar verilmemesinin doğru görülmediği..." belirtilmiştir.
Mahkemece bozma sonrasında davanın reddine, fen ve ... bilirkişileri ortak raporunda (A) harfi ile gösterilen 6279,62 m2'lik taşınmazın ... vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanununun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1967 yılında seri bazda ... kadastrosu yapılmış 2/5/1967 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Taşınmaz 1951 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda dağlık niteliği ile tespit harici bırakılmıştır.
30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanunun 1/2. maddesi ile ... Büyükşehir Belediyesinin sınırları il mülkî sınırları olarak genişletilmiş; bu sınırlar içinde kalan köy ve beldelerin tüzel kişilikleri sona ererek bağlı bulundukları ilçe belediyelerine mahalle olarak katılmışlardır. Bu nedenle, büyükşehir sınırları içinde yer alan köyün tüzel kişiliği sona ermiş olup, bu durumda, 5216 sayılı Kanun hükümleri ve 6360 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, köyün bağlı bulunduğu ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... Belediye Başkanlığının huzuruyla davanın görülmesinde yasal zorunluluk bulunduğu halde ilgililer davaya dahil edilmeden davanın esası hakkında hüküm kurulmuştur. Taraf sıfatı 6100 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunun 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olup istek olmaksızın re'sen gözetilmelidir. Bu usul eksikliğinin giderilmesi,
ileri doğabilecek telafisi mümkün olmayan hukuki sonuçlar ve usuli kazanılmış haklar bakımından zorunludur.
Bu sebeplerle; 6360 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, köy tüzel kişiliklerinin tüzel kişilikleri sona erdiğinden ve açılan davalarda temsil sıfatları bulunmadığından 4721 saylı Türk Medeni Kanununun 713 . maddesinin 3. fıkrası gereğince açılan tescil davalarında ... yanında yasal hasım konumunda olan il ve ilçe Belediye Başkanlıkları davalı sıfatı ile davaya dahil edilmeli, taraf teşkili sağlanmalı, bu nedenle dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına ve ... Belediye Başkanlığına tebliğ edilerek husumet yaygınlaştırılmalı, açılan davaya karşı diyecekleri sorulmalı kendilerine savunma hakkı verilerek ileri sürecekleri yazılı delilleri toplanmalı bundan sonra işin esası hakkında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 05/04/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Cevapla

“Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017 Yılı Kararları” sayfasına dön