Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/14855 E. , 2017/2959 K.

Cevapla
Yargitay
Mesajlar: 65540
atmoposciel.pl - Jedwabne Poszewki | Pościel Jedwab
Kayıt: 03 Oca 2021, 15:45

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/14855 E. , 2017/2959 K.

Mesaj gönderen Yargitay »

20. Hukuk Dairesi 2015/14855 E. , 2017/2959 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı vekilinin 01/10/2012 havale tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... ili, Merkez ... köyü, Deştibıra mevkiinde 247 ve 254 sayılı parseller arasında müvekkiline atalarından kalan tarlanın 1983 yılında yapılan kadastro çalışmasıyla kayıtlara sehven tapulama harici alan olarak geçtiğini, müvekkilinin bu durumdan ...'ın yakın zamandaki kamulaştırmasından sonra haberdar olduğunu, müvekkilinin önceleri atalarının ve şu anda kendisinin zilyetliğinde niza ve fasılaya uğramaksızın 100 yılı aşkın bir süreden beri devam eden tarım faailiyeti yapıldığını, müvekkili tarafından büyük emek ve harcamalar kuru tarım arazisinden fıstık alanına dönen zilyetindeki arazinin adına tescil olmamasından dolayı mağdur olduğunu ileri sürerek, ... ili, Merkez ... köyü 247 ve 254 sayılı parseller arasındaki tapulama harici yaklaşık 30 dönüm tarlanın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne; 254 ve 247 parsel sayılı taşınmazların arasında kalan 07/03/2013 tarihli kadastro bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen ve etrafı kırmızı çizgiyle sınırlandırılmış toplam 31.783,35 m2'lik tescil harici bırakılan alana yeni parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükmün davalılar ... Yönetimi ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 27/02/2014 tarih, 2014/357-2563 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “...Dava konusu taşınmazlar üzerinde 2 adet pilon yeri bulunduğu ve üzerinden eneji nakil hattı geçmekte olduğu belirlenmiş olmasına rağmen, mahkemece de, ...'ın davaya dahil edilmesi gerektiği düşünülmemiştir. Taraf teşkili davanın görülebilme koşullarından olup, mahkemece, re'sen (kendiliğinden) yapılması gereken işlemlerdendir. Mahkemece, davanın eksik taraf teşkiliyle sonuçlandırılması usûl ve kanuna aykırıdır. Kabule göre de mahkemece bu yer hakkında yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davacı kişi, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açtığına göre, 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddeleri gereğince imar ve ihya ile zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının araştırılması gerekeceğinden, bu kez dava konusu taşınmazların bulunduğu yere ilişkin olarak, kadastro tesbit tarihinden 15 - 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topoğrafik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritaları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve ... Bakanlığı ( ... ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman serbest ... mühendisleri arasından seçilecek bir ... mühendisi, ziraat mühendisi ve harita mühendisi ile birlikte hava fotoğrafları; topoğrafik
harita ve kadastro paftası ile çakıştırıldıktan sonra mahalline uygulanmalı, stereoskop aletiyle incelenmeli, fen, ziraat ve ... bilirkişi tarafından taşınmaz üzerinde tam olarak hangi tarihten itibaren zilyetliğin başladığı belirlenmeli, kadastro tesbit tarihine kadar geçen zilyetlik süresinin iktisap için yeterli olup olmadığı üzerinde durulmalı, zilyetlik olgusunun maddi olaylara dayalı olmasından hareketle, maddi olayların ancak tanık, bilirkişi ve benzeri anlatımlarla kanıtlanacağı gözetilmeli (H.G.K. 30/03/1994 gün ve 1993/8-939-1994/176 sayılı kararı), komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları ile kadastro tesbit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davacı kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tescil istemine ilişkin ilân yaptırılarak, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davacı ile eklemeli zilyetler yönünden de tapu ve ilgili kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden senetsiz belgesiz araştırması yapılıp, sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı saptanmalı, çekişmeli taşınmazın taşlık ve ormanlık bölümlerinin imar ve ihyasının tamamlanmadığı düşünülerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. ” denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 07/03/2013 tarihli kadastro bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen ve etrafı kırmızı çizgiyle sınırlandırılmış toplam 31.783,35 m2'lik tescil harici bırakılan alana yeni parsel numurası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce ... kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1984 yılında kesinleşmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma kararında, mahkemece dava konusu taşınmazlar imar ihya ile zilyetlik yoluyla edinme koşullarının yeterince araştırılmadığı, bu nedenle tespit tarihinden 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ile memleket haritalarının ve standart topoğrafik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının getirtilerek harita, ziraat ve ... mühendisi bilirkişilerle yeniden keşif yapılması ve bu belgelerin bilirkişiler eliyle mahalline uygulanarak stereoskop aletiyle incelenmesi, taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin tam olarak hangi tarihte başladığının, zilyetlik süresinin iktisap için yeterli olup olmadığının bu belgeler ile taşınmazlar başında dinlenecek zilyetlik tanıkları ile kadastro tespit bilirkişi beyanları ile belirlenmesi, komşu parsel kayıtlarının dava konusu taşınmazlar yönünü ne olarak okuduklarının tespit edilmesi, Medeni Kanunun 713.maddesi gereğince tapusuz taşınmazların tescil istemine yönelik ilan yaptırılması, davacı ve eklemeli zilyetler yönünden de sulu susuz olarak kazanılmış toprak miktarı ilgili yerlerden sorularak belirlenip, 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığının saptanması gerektiği belirtilmişse de mahkemece bozma ilamı doğrultusunda tespit tarihinden 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ve memleket haritaları getirtilmemiş, keşif yapılmamış, sadece davacı yönünden sulu susuz olarak kazanılmış toprak miktarı ilgili yerlerden sorulmuş, bozma öncesi yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarından davacıya çekişmeli taşınmazların babasından kaldığı belirtilmişse de murisi yönünden araştırma yapılmamış, Medeni Kanunun 713/4.maddesi gereğince tescil davasına ilişkin ilanlar yaptırılmamıştır.
O halde; mahkemece dava konusu taşınmazların bulunduğu yere ilişkin olarak, dava tarihinden 15 - 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli hava fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topoğrafik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritaları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve ... Bakanlığı (... ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman serbest ... mühendisleri arasından seçilecek bir ... mühendisi, ziraat mühendisi ve harita mühendisi ile birlikte hava fotoğrafları; topoğrafik harita ve kadastro paftası ile çakıştırıldıktan sonra mahalline uygulanmalı, stereoskop aletiyle incelenmeli, fen, ziraat ve ... bilirkişi tarafından taşınmaz üzerinde tam olarak hangi tarihten itibaren zilyetliğin başladığı belirlenmeli, dava tarihine kadar geçen zilyetlik süresinin iktisap için yeterli olup olmadığı üzerinde durulmalı, zilyetlik olgusunun maddi olaylara dayalı olmasından hareketle, maddi olayların ancak tanık, bilirkişi ve benzeri anlatımlarla kanıtlanacağı gözetilmeli (H.G.K. 30/03/1994 gün ve 1993/8-939-1994/176 sayılı kararı), komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları ile kadastro tesbit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; dava tarihine kadar davacı kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tescil istemine ilişkin ilân yaptırılarak, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davacı yanında murisi yönünden de tapu ve ilgili kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden senetsiz belgesiz araştırması yapılıp, sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı saptanmalı, çekişmeli taşınmazın taşlık ve ormanlık bölümlerinin imar ve ihyasının tamamlanmadığı düşünülerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Ayrıca; dava Medeni Kanunun 713.maddesi gereğince açılan tapusuz taşınmazın tescili davası olup anılan madde gereğince bu davalarda hasım olarak ... ve ilgili kamu tüzel kişisi yer alacağından, mahkemece çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerdeki ... Belediyesinin davaya katılımı olmaksızın yokluğunda yargılama yapılıp karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle, ... Belediye Başkanlığının davaya katılımı sağlanıp, delilleri sorulup toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06/04/2017 günü oy birliği ile karar verildi.
Cevapla

“Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017 Yılı Kararları” sayfasına dön