Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017/5810 E. , 2017/2917 K.

Cevapla
Yargitay
Mesajlar: 66996
atmoposciel.pl - Jedwabne Poszewki | Pościel Jedwab
Kayıt: 03 Oca 2021, 15:45

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017/5810 E. , 2017/2917 K.

Mesaj gönderen Yargitay »

20. Hukuk Dairesi 2017/5810 E. , 2017/2917 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve davacı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili 20.12.2010 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili, ... Mahallesi 46222 ada 1 sayılı parselde bulunan taşınmazın 4000/18669 payını 14.10.2003 tarihinde tapuda malik olarak görünen ...'den 80.000,00.-TL bedelle satın aldığını, satış işlemlerinin yetkili memur önünde yapıldığını ve resmi olarak deftere işlendiğini, müvekkile tapu belgesi verildiğini, daha sonra tapuya gittiğinde, taşınmazın müvekkili üzerine kayıtlı olmadığını öğrendiğini, ... sorumluluğunun bir haksız fiil sorumluluğu olarak kabul edildiğine göre zararın miktarının tespitine Borçlar Kanununun haksız fiil hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile tapu memurunun hatalı veya kasıtlı işlemi nedeni ile müvekkilinin uğramış olduğu 80.000,00.-TL zararın işlemiş 93.218,00.-TL yasal faizi ile birlikte ayrıca 326,782.-TL munzam zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500.000,00.-TL'nin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; -Davanın kısmen kabulüne, 159.048,69.-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının işlemiş faiz ve munzam zarar istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından esasa yönelik olarak ve davacı vekili tarafından ise faizin dava tarihinden değil satış tarihinden işlemesi gerektiği ayrıca bilirkişilerce davacının hissesine karşılık gelen miktar hesaplandığı halde mahkemece bu husus dikkate alınmadan karar verildiği gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
Dava, TMK'nın 1007. maddesi gereğince tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece TMK’nın 1007. maddesi gereğince davalı ... davacının zararından sorumlu olduğuna hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının zararı hesaplanırken taşınmazın satış tarihindeki değeri üzerinden bulunan değer davacının hissesi (4000/18669) dikkate alınarak hesaplandığı halde, mahkemece bu hususun gözardı edilerek, bilirkişilerce davacının hissesine bulunan değerin tekrar davacının hissesine göre hesaplanarak bu değere hükmedilmiş olması doğru değildir.
Bunun dışında davacı dava dilekçesinde davacının tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı olarak uğradığı zarar için 80.000.00.-TL'nin, işlemiş 93.218,00.-TL yasal faizi ile birlikte, 326782,00.-TL munzam zarar olmak üzere toplam 500.000,00.-TL'nin davalıdan tahsilini talep ettiği, davacıya satışın yapıldığı 14.10.2003 tarihi ile dava tarihi olan 20.12.2010 tarihleri arasında işlemiş olan faiz için talep ettiği 93218,00.-TL için de nisbi harcı yatırdığı gözetildiğinde davacının satın almış olmasına rağmen elinde olmayan hissesinin kaybı nedeni
ile uğranılan zarar için bu tarihler arasında işleyen faiz de hesaplanarak zarar miktarına eklenmesi, taşınmazın bedeline ilişkin tazminat miktarına dava tarihinden tazminata hükmedilmesi, davacının dava dilekçesinde tazminat olarak 80000,00.-TL talep ettiği de dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 06/04/2017 günü oy birliğiyle karar verildi.
Cevapla

“Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017 Yılı Kararları” sayfasına dön