Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/14414 E. , 2017/2913 K.

Cevapla
Yargitay
Mesajlar: 66996
atmoposciel.pl - Jedwabne Poszewki | Pościel Jedwab
Kayıt: 03 Oca 2021, 15:45

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/14414 E. , 2017/2913 K.

Mesaj gönderen Yargitay »

20. Hukuk Dairesi 2016/14414 E. , 2017/2913 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

27.03.1992 tarihinde kesinleşen arazi kadastrosu çalışması ile ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 751 ada 53 parsel sayılı taşınmaz, senetsizden davalı ... adına tespit ve tescil edilmiş, 2009 yılında taşınmaz ifraz edilerek oluşan 751 ada 74 parsel sayılı 290,00 m² yüzölçümlü taşınmaz, bahçe niteliğiyle davalı ... adına, 751 ada 75 parsel sayılı 541,70 m² yüzölçümlü taşınmaz da dava tarihinde yol, karar tarihinde ... niteliğiyle ... adına tapuya kaydedilmiştir.
Davacı ... Yönetimi, tapuda davalılar adına kayıtlı olan ... ilçesi, ... Mahallesi, 751 ada 74 ve 75 parsel sayılı taşınmazların ... kadastro komisyonca yapılıp kesinleşen ... kadastrosunda ... olarak sınırlandırıldığı ve öncesinin ... olduğu iddiasıyla dava konusu parsellerin davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile ... vasfıyla ... adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulü ile; dava konusu 751 ada 74 ve 75 sayılı parsellerin davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile ... niteliğinde ... adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ... iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1992 yılında arazi kadastrosu, 1994 yılında ise 79 nolu ... Kadastro Komisyonu tarafından ... kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapılmış, bu çalışmanın mükerrer kadastro çalışması olması nedeniyle yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Mahkemece usûl ve kanuna aykırı olarak hüküm kurulmuştur. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru hukukî dinlenme hakkıdır. 6100 sayılı HMK'nın "Hukukî Dinlenilme Hakkı" başlığını taşıyan 27. maddesinde "(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukukî dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir." hükmü bulunmaktadır.
Somut olayda, mahkemece 15.11.2012 tarihli celsede keşfin 02.03.2012 (2012 ibaresinin sehven yazıldığı anlaşılmaktadır.) tarihinde yapılmasına karar verilmiş fakat 16.01.2013 günü "Her ne kadar keşfin 02.03.2012 günü saat 09.40'a bırakıldığı sehven geçti ise de usûl ekonomisi gereğince işbu dosyanın diğer seri ... dosyaları ile birlikte keşfinin bugün yapılmasına re'sen karar verildi. Keşfe çıkılmadan önce ... vekili keşiften haberdar edildi, diğer davalı ...'nin bugüne kadar hiçbir duruşmaya katılmadığı, davayı takip etmediği görülmekle
keşif gününün kendisine tebliğine gerek görülmedi." şeklinde tutanak tutularak davalılar ... ve ...'nin yokluklarında keşif icra edilmiştir. Davalı ...'nin savunma hakkı kısıtlanarak, kanuna aykırı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kurulan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, hüküm tarihinde zaten ... vasfında olan dava konusu taşınmazlardan 75 sayılı parselin tapusunun iptali ile ... vasfıyla ... adına tesciline karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının bozma nedenine göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 06/04/2017 günü oy birliği ile karar verildi.
Cevapla

“Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017 Yılı Kararları” sayfasına dön