Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/14024 E. , 2017/2950 K.

Cevapla
Yargitay
Mesajlar: 66996
atmoposciel.pl - Jedwabne Poszewki | Pościel Jedwab
Kayıt: 03 Oca 2021, 15:45

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2015/14024 E. , 2017/2950 K.

Mesaj gönderen Yargitay »

20. Hukuk Dairesi 2015/14024 E. , 2017/2950 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı 25.03.1991 günlü dava dilekçesiyle; .... köyünde murislerinden kalan ve zilyetliğinde bulunan 786, 787, 788, 789, 790, 791, 855, 856 ve 857 sayılı taşınmazlarının davalı ... tarafından 2981 sayılı Kanun gereği adına parselasyon yapılarak tapusunun alındığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece; taşınmazların taşlık ve kayalık olduğu, zilyetlikle iktisap edilecek yerlerden bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.11.1993 tarih ve 1992/9741 E. - 1993/11985 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: “...Bölgede hangi tarihte arazi kadastro çalışmalarının yapıldığı, taşınmazların hangi nedenle tesbit dışı bırakıldığı ve o tarihteki niteliğinin kadastro müdürlüğünden sorulması, kısmen taşlık ve kayalık oldukları anlaşıldığından ziraat bilirkişi kurulu marifetiyle yeniden inceleme yaptırılarak taşlık ve kayalık kısımlar ayrılmak suretiyle imar ve ihyaya ihtiyaç duyulmadan 1960 yılından bu yana ziraat edilebilen bölümlerin tesbit edilip taşınmazların hâkim unsurunu açıklayan rapor alınması ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesindeki koşulların araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi..." gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 05.07.1993 tarih ve 1992/4915 E. - 1993/7489 K. Sayılı kararı ile arazinin imar planı içerisine alınma tarihi 3402 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ise imar ve ihya yolu ile taşınmaz edinilemeyeceğinin kabul edildiği, dava konusu yerin ilk imar planı içerisine 28.10.1985 tarihinde alındığı, bu tarihinde 10.10.1987 tarihinden önceki bir tarih olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı miras şirketi temsilcisi tarafından esasa yönelik olarak, davalı ... Yönetimi tarafından ise gerekçeye ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2013/4938 E. - 2013/10132 K. sayılı kararı ile "...mahkemece, önceki bilirkişiler dışında seçilecek üç ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazların konumunun çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazlar hâkim tarafından gözlemlenmeli, üzerinde neler bulunduğu (bitki örtüsü, ağaçların cinsi,sayısı vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıklardan taşınmazların öncesinin ne olduğu, imar ve ihya yapılmış ise hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü sorulmalı, ziraatçı bilirkişi kurulundan taşınmazların konumu, eğimi, bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı ve zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadıklarını açıklayan rapor alınmalı, kısmen taşlık ve kayalık olan bölümler ayrılmalı, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeli, taşınmazların imar planı kapsamına alındıkları tarihe kadar davacı tarafından 20 yıldan fazla süre ile tasarruf edildikleri kanıtlandığı takdirde zilyetlik hukukî sebebine dayalı olarak taşınmaz edinilebileceği gözetilmeli, önceki orman bilirkişi raporundaki bulgularda değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır." denilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1964 yılında yapılan tapulama çalışmalarında dava konusu yerler 509 sayılı Kanunun 2. maddesi gereği tapulama harici bırakılmışlardır. Bölgede 16.03.1989 tarihinde altı aylık ilân sonucu kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
Dava konusu taşınmazlar 1986 yılında 2981 ve 3290 sayılı kanun hükümlerine göre 724 ve 725 parsel olarak sınırlandırmaya tâbi tutulmuşlar, daha sonra yapılan ifrazlar sonucu çekişmeli parsellere ayrılarak davalı ... adına arsa niteliğiyle tapuya kaydedilmişlerdir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve zilyetlikle kazanma koşulları belirlendiğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 06/04/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.
Cevapla

“Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017 Yılı Kararları” sayfasına dön